Bir Meczup Kalperen’in Rüyası 9. Bölüm: Vatikan’da Çanlar Kimin İçin Çalıyor

8

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 1: KÜP
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-1-bolum-kup/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 2: LOST DİZİSİNİN SIRRI   VE   DECCAL’İN ÇIKIŞI
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-2-bolum-lost-dizisinin-sirri-ve-deccalin-cikisi/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 3: SEMBOLLER VE BİAT
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-3-bolum-semboller-ve-biat/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 4: MECZUP ŞARKISI OKTAN KELEŞ’E KARŞIMI YAZILDI?
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-4-bolum-meczup-sarkisi-oktan-kelese-karsi-mi-yazildi/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 5: YECÜC MECÜC
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-5-bolum-yecuc-mecuc/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 6: BU KAÇINCI DECCAL
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-6-bolum-bu-kacinci-deccal/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 7: DECCAL’İN TAC GİYME TÖRENİ
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-7-bolum-deccalin-tac-giyme-toreni/

BİR MECZUP KALPEREN’İN RÜYASI 8: ŞEYTANİLERİN YENİ 11 EYLÜL PLANI
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-8-bolum-seytanilerin-yeni-11-eylul-plani/

Bu bölümdeki yazımıza geçmeden önce bir önceki bölümde yazılanları hep beraber hatırlayalım.

Bir önceki bölümde Şeytanilerin “8” rakamıyla kodladıkları yeni bir şeytani planlarının olduğunu,

“8” kod adlı bu şeytani planın aslında Armagedon savaşı olduğunu,

Armagedon savaşının da dünyadaki Şeytanilerin, Uzaydaki Şeytani işbirlikçileri tarafından istila edilmesi olduğunu,

Şeytani Uzaylıların Dünyayı İstanbul’dan başlayarak istila etmeyi planladıklarını,

Şeytaniler tarafından Türk Devletinin sembolünün “8” olduğu için bu şeytani plana da “8” kod ismini verdiklerini,

Ve 2010 yılından sonra bu planı devreye soktuklarını,

Tüm Dünya üzerindeki Şeytani Hücrelere ve kendi taraftarlarına da planın devrede olduğunu bildirmek için Film, Dizi, Müzik, Kitap ve daha bir çok basın yayın organına “8 “ kod ismini gizleyerek duyurmaya, haberdar etmeye çalıştıklarını,

Armagedon savaşı planının devrede olduğunu ve daha önceden belirlenen tarihinde savaşın aktif çatışmayla başlayacağını,

Ve savaşın sonunda Dünyadaki 8 Milyar insandan geriye sadece 500 Milyon insan yada daha azının sağ olarak çıkmasını planladıklarını,

Tüm bunların yanında daha pek çok şey yazdık.

Ve yazımızı, bir sonraki bölümde de bu tarihin ne zaman olduğunu açıklamaya çalışacağımızı yazarak bitirmiştik.

Biz Bir Meczup Kalperen’in Rüyası’nın 8. Bölümü 22 Kasım 2017 tarihinde yayınlandıktan sonra Dünyada ve Ülkemizde neler olmuş bir bakalım.

Yazı dizisinin 8. Bölümü 22 Kasım 2017 tarihinde yayınladık tam tam 7 gün sonra, 29 Kasım 2017 tarihinde Marvel sanki yazıya cevap vermek için 27 Nisan 2018 tarihinde vizyona girecek olan Avengers: İnfinity War’ın fragmanını yayınladı.

Film ise aradan geçen 5 aydan sonra geçtiğimiz günlerde vizyona girdi.

Fragman :

Film ile ilgili kısa bir özet çıkartacak olursak;

Gezegeni yok olan Thor, kendi gezegeninin insanlarıyla dünyaya doğru yola çıkmışken, henüz onlar dünyaya varmadan Thanos adlı uzaylı dünyaya saldırır.

Ve sonuç olarak dünya nüfusunun yarısını öldürür. (Filmi izlemek isteyenlerin film keyfini bozmamak adına özeti çok kısa tuttum)

Aynen bizim 8. Bölümde yazdığımız gibi Hollywood filmleriyle de tüm insanların bilincini yaklaşan bu senaryoya hazırlamaya çalışıyorlar.

Buraya birazdan tekrar dönmek üzere bir virgül koyalım ve 8. Bölüm yayınlandıktan sonra Dünyada ve Ülkemizde başka neler olmuş onu inceleyelim.

Ama öncesinde aşağıdaki müziği başlatıp, videonun üstendeyken sağ tuşu tıklayıp “Döngü” seçeneğini seçin ve müzik eşliğinde yazıyı okumaya devam edin.

Müzik :

Atv kanalında 8. Gün adlı yeni bir dizi başladı.

8. GÜN

8. Gün

Netflix Altered Carbon adlı yeni bir dizi yayınladı.

Altered Carbon

Yayınlanan bu dizinin ilk giriş jeneriğinde kıvrılarak  “8” işareti çizip kendi kuyruğunu yiyen bir yılan kullanılıyor. İsteyen jeneriği internetten de rahatlıkla seyredebilir.

Altered Carbon

Aynı zamanda bu sembol başrol oyuncularından birinin dövmesi bir diğerinin de kolyesi olarak kullanılıyor.

Altered Carbon Dövme

Altered Carbon Kolye

Yine Netflix yayına Annihilation adlı bir filmi yayına koydu. Bu filmde de başrol oyuncusunun kolunda ve aynı dövme var ve filmin merkezinde bu dövmeye yer verilmiş.

Annihilation

Annihilation Dövme

Velhasıl bu film örneklerini daha da çoğaltılabilir. Şeytanilerin Armagedon savaşı planı “8” tam gaz devam devam ediyor.

Bende baktım ki şeytaniler projelerini duyurmakta zorluk çekiyorlar, bende onlara destek olayım dedim ve üzerinde 8 rakamı desenli bir tişört satın aldım ve bu yazıyı yazarken de onu giyiyorum.

Bu da benden şeytanilere kıyak olsun.

Bedavadan mesajlarını iletiyoruz, onlar için daha ne yapalım.

8. Bölümde yazdığımız bir diğer konu ise 7. Bölümde tüm detaylarıyla anlattığımız konu üzerine Şeytanilerin kendi Mesih Projesini sekteye uğratmaması için Haçlılar’a yaptığı operasyonla Haçlıların Mesih Projesini yerle bir ettiklerini tekrardan yazıp Papa’ya birkaç öneride bulunmuştuk.

Neydi bu öneri gelin hep beraber hatırlayalım.

Ben Vatikan’ın, Papa’nın yerinde olsam intikamımı çok acı bir şekilde alırdım.

En azından şunu yapardım;

Deccal geldiğinde tüm dünyanın onu Kurtarıcı olarak görüp peşinden gitmesi için, geldiği yılda tüm dünyanın bir kurtarıcıya ihtiyacı olması gerekiyor ki tüm insanlık onu kurtarıcıları olarak kabul etsin.

Şeytanilerin şu an ki amacı bu.

Tüm dünyayı gerek ekonomik, gerekse de şavaşlarla yaşanmaz bir hale getirmek.

Dünyayı öyle bir kaos ortamına sokmak istiyorlar ki, tüm insanlık biri gelse de bizi bu halden kurtarsa beklentisi içine sokulmak isteniyor.

Dünyayı bu kaos ortamına sokacak adamı da görevlendirip Amerikan Başkanı yaptılar.

Trump yavaş yavaş, adım adım dünyayı bu duruma doğru sürükleyecektir.

Ben Vatikanın yerinde olsam bunun öcünü Trump’ı alaşağı ederek alırdım.

Papa’da bu öneriyi kabul etmiş olacak ki Trump’ı Amerika’da köşeye sıkıştırdı.

Trump çareyi Yahudilere sığınmakta buldu ve Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanıdı.

Bunun üzerine tüm dünya ve Türkiye bu kararı kınadı.

Türkiye konuyu Birleşmiş milletlere taşıdı ve Amerika’ya karşı Birleşmiş Milletlerden karar çıkarttı.

Papa Francis bunca zamandır hiçbir Papa’nın yapmadığı bir açıklama yaparak alenen Şeytanileri tehdit etti.

Neydi bu açıklaması derseniz;

İtalyan Katolik Kilisesi’nin kanalı TV2000’de programa katılan Papa, bir din adamıyla sohbeti sırasında şeytan kavramından söz etti.

Şeytan kötülüktür. Milano’daki sis gibi değildir. Yayılan bir şey değildir, bir kişidir.

ŞEYTAN BİR MİT YA DA FİKİR DEĞİL!

BBC Türkçe’nin haberine göre sunucu Don Marco Pozza’nın “Yani şeytanın bir adı ve soyadı olduğunu mu söylüyorsunuz” diye sorması üzerine  Papa “Evet, eminim” cevabını verdi.

Yeni nesiller, şeytanın bir mit, bir figür olduğuna, bir fikir olduğuna, kötülük fikri olduğuna inandırıldı. Ama şeytan vardır ve onunla mücadele etmeliyiz.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-42352200

https://tr.sputniknews.com/yasam/201712141031407302-papa-seytan-gercek-bir-kisi-adi-soyadi-var/

http://www.haberturk.com/papa-dan-ilginc-aciklama-seytan-bir-kisidir-adi-ve-soyadi-var-1755771

Tabii bu girişimler sonucunda Şeytaniler Papa ile Vatikan’ın içerisindeki ajanlarını da kullanarak anlaşma girişiminde de bulunabilirler, hatta bulunmuş olabilirler.

Ama iş Vatikan’ın sandığı gibi değil.

Buradan Papa’ya ve Haçlılar’a bir güzellik daha yapalım.

Dikkat ! Dikkat ! Dikkat !

Papa’nın bu girişimleri sonucu Şeytaniler, Papa Francesco’yu öldürüp Vatikan’ın içine yerleştirdikleri ve zaman içerisinde Kardinal seviyesine kadar yükselttikleri ajanlarını Papa Francesco’nun yerine yani Papa’lık makamına getirmek istiyorlar.

Şeytaniler, Papa yapmak istedikleri bu ajanlarına uzun yıllar yatırım yaptılar, Papa olduktan sonra yapacağı bir sürü plan ve projeler hazırladılar.

Görülen o ki Vatikan’ın içine sızan başka Şeytani Ajanlar sayesinde  bu plan ve projeleri sanki Vatikan’a ait plan ve projelermiş gibi önceki Papalara sunularak, bu plan ve projelerini ve bu plan ve projeleri uygulayacak olan Papa adayı olan Şeytanilerin Ajanı Kardinali Haçlılara kabul ettirmişler.

Şu an Vatikan’daki herkes ve Haçlılar Şeytanilerin bu adamını kendi adamları ve onun uygulaması gereken projeleri kendi projeleri sanıp geleceğin Papa’sı yapmaya çalışıyorlar.

Tüm bu gelişmeler ışığında Şeytaniler insanların bilincini Papa’nın ölmesine hazırlamaya başladı bile.

Geçtiğimiz günlerde Norveçli eski futbolcu Jan Age Fjortoft tarafından şöyle bir tweet atıldı.

Papa Francesco’nun Kaderi Liverpool’un Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğuna Bağlı.

Jan Age Fjortoft’un Tweeti

Norveçli eski futbolcu Jan Age Fjortoft;

1981 yılında, İngiltere Prensi Charles ve Lady Diana’nın evlendiğini hatırlattı. Aynı yıl, İngiliz Premier Lig takımlarından Liverpool, İspanyol ekibi Real Madrid’i 1-0 mağlup ederek Şampiyon Kulüpler Kupası’nın sahibi oldu, yani bugünkü adıyla Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. 13 Mayıs 1981’de ise Mehmet Ali Ağca, Papa II. Jean Paul’ü vurdu ve Papa ölümle burun buruna geldi.

2005 yılında, Prens Charles, bu kez Camilla Parker Bowles ile evlendi. Aynı yıl, Milan ve Liverpool, İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi Finali’nde karşı karşıya geldi. Kazanan Liverpool oldu ve İngiliz ekibi Şampiyonlar Ligi Kupası’nı müzesine götürmeyi başardı. Papa II. Jean Paul 84 yaşında hayatını kaybetti.

2018 yılında, yani bu yıl ise Prens Harry ve Meghan Markle 19 Mayıs günü evlenecek. Liverpool, Şampiyonlar Ligi’nde finale yükselerek Real Madrid’in rakibi oldu. İki takım 26 Mayıs’ta karşı karşıya gelecek. Liverpool’un kazanması halinde Papa Francesco’nun başına bir şey gelip gelmeyeceği ise, sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri oldu.

http://www.milliyet.com.tr/papa-francesco-nun-kaderi—2664410-skorerhaber/

https://www.haberler.com/papa-francesco-nun-kaderi-liverpool-a-mi-bagli-10827589-haberi/

Burada sanki kaderin vereceğin karara bağlı, bizimle anlaşırsan kalırsın yoksa ölürsün gibi bir mesaj verilmiş olsa da karar çoktan verildi.

Aslında Norveçli eski futbolcu Jan Age Fjortoft’un verdiği mesaj direk Papa’ya ve halkın bilinçlerini hazırlamaya yönelikken, bir ikinci mesaj daha  var ki daha çok Papa’ya değil de Şeytanilerin kendi adamlarınaydı.

Peki bu ikinci mesaj ve kendi adamlarına vermek istedikleri mesaj neydi?

Bunu anlayabilmek için Oktan Keleş Beyin 12 Kasım 2008 tarihli Obama ve Bronzlaşmanın Sırrı adlı yazısına ufaktan bir göz atmamız gerekiyor.

Obama ve Bronzlaşmanın Sırrı

ABD seçimlerinden sonra Barrak Obama’nın başa gelmesi ile tüm Dünya’da ve özellikle İslam aleminde büyük bir ümit hasıl oldu. Obama şöyle yapacak Obama böyle yapacak…

Klasik anlatımlara vakit almasın diye girmeyeceğim. ABD’nin derin politikasının tıkır tıkır işleyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. İşi farklı bir boyutu ile ele alacagım: Size bir soru, Kuzey – Güney savaşı niçin yapılmıştı ?

Köleliğin kaldırılması içindi.

Tüm Dünya enazından bu hadiseyi böyle biliyordu. Özgür ırk ayrımı yapılmayan bir ABD gibilerinden.Oysa ki asıl gerçek şu idi: Amerikan farmasonlar teşkilatı 1800’lerin başında Kabaladaki şu gerçeği diretiyorlardı. Tabiki gizlice. Bilinen Şeytan siyahtı..

Bu yüzdendir ki hatırlayınız Şeytani ritüeller siyah elbiselerle ve kara gecelerde yapılır. Yine karanlık ortamlar onların mekanlarıdır.Bu yüzden birçok Şeytani şahsiyete; siyahlar prensi, karanlıklar prensi gibi adlar takılmıştır.Yarasalar. Siyah Şeytani tüm objeler aslında siyahın onlarca Şeytani bir renk oldugunu simgeler. Örnekler çogaltılabilinir. Peki farmasonların direttikleri Şeytanın siyahlığı neydi.?

Kuzey -Güney savaşındaki tarihi bilinen karekterleri ve hadiselere zaman kaybı olmasın diye geçmiyorum. Fakat şimdi soruyu tekrar soruyorum: ABD’nin Kuzey- Güney savaşı gerçekten köleliğe son vermek için mi yapıldı?

El cevap: İşin temelinde şu yatıyordu. Şeytan siyahtı (Farmasonlarca) Afrikadan getirilen zenci köleler aslında Şeytanın çocukları idi. Dolayısıyla bunlar efendilerini temsil ediyorlardı. Köle olamazlardı.

Devamı İçin : http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=28

Yazının buraya kadar olan kısmını alıp puzzle’ın ikinci parçasını birleştirelim.

Ama bu kısmından da şunu unutmayalım.

Şeytanilerce Şeytan Zenci

Bir Meczup Kalperen’in Rüyası 7. Bölümde İblis ve Şeytan bahsi üzerine yazdığım husus hatırlayınız.

İblis faklı Şeytan farklıydı.

Şeytan ise dişiydi.

Puzzule’nın iki parçasını birleştirecek olursak eğer, Şeytanilere göre Şeytanın Zenci bir Kadın olduğu ortaya çıkıyor.

Şeytaniler 2000 yılında Deccal’i Dünya’ya Anunnakilerin gezegeninden getirip Sina Çölündeki sözde sinemadan tüm dünyaya canlı yayın yapıp, Efendilerinin Dünya Hakimiyetini ilan edeceklerdi.

Hz. Hızır (a.s.) ve Hilaliler operasyon yapıp bu Deccal olarak getirdikleri çocuğu öldürdü.

Bunun üzerine Şeytaniler Deccal olması için yeni bir çocuk yetiştirmeye başladı.

Bu konuyu daha önceki bölümlerde çok detaylı bir şekilde incelemiştik ama unutmuş olabilecek okurlar için bu kadarcık da olsa tekrar etmiş olalım.

İşte 2000 yılında getirecekleri Deccal’in geliş duyurusunu tüm dünyaya yayılmış Şeytani hücrelerine iletmek için 2000 yılı öncesinde bir sinema filmi çektiler.

O yıllarda sansasyon yaratan bu filmin ismi Matrix idi.

Matrix

Matrix

Matrix filmindeki Neo onlar için Deccal’i temsil ediyordu.

Neo

Deccal geldiğinde 9’lar çetesinin başındaki Firavun Makamına oturacakğını daha önceki bölümlerimizde detaylıca işlemiştik.

9’ların özellikle de Firavun Makamında oturan Şeytaninin Şeytanla bire bir görüştüğünü Oktan Keleş Beyin eserlerinden biliyoruz.

Sizce Matrix filminde Şeytanı hangi karakter oynamıştır?

Neo’nun atacağı her kritik adımda Kahin rumuzlu Zenci bir kadına danışırdı izleyenler hatırlayacaktır.

Matrix – Kahin

İşte Matrix Filminde Şeytanı temsil eden karakter de bu Kahin rumuzlu karakterdir.

Yukarıda yazdığım Puzzle’ın her iki parçasının bire bir tezahürü değil mi?

Zenci bir Bayan.

Matrix filminin detaylı incelemesini daha sonraki bölümlere bırakıp konumuza dönecek olursak;

Şeytanilerin kendi adamlarına verdiği ikinci mesajda geçtiğimiz günlerde Metropolitan Sanat Müzesi’nin Kostüm Enstitüsü yararına düzenlenen Met Gala’da Şeytanilerin Prensesi olan Rihanna’ya Papa kostümleri giydirilerek verdiler.

Rihanna Papa Kıyafetleriyle

Rihanna Papa Kıyafetleriyle

Hatırlamayanlar için Papa’nın kıyafetleriyle bir de fotoğrafını koyalım.

Papa

Papa

Rihanna’nın giydiği bu kıyafetler ilgili haberleri aşağıdaki linklerde de bulabilirsiniz.

http://www.milliyet.com.tr/Rihanna-nin-Met-Gala-da-giydigi-papa-kostumu-olay-oldu-molatik-7918/

https://www.nytimes.com/2018/05/07/style/rihanna-dress-met-gala.html

Şimdi Şeytanilerin verdiği mesaja gelirsek.

Rihanna burada Matrix filminde olduğu gibi Şeytanı temsil ediyor.

Şeytaniler burada Papa koltuğuna Şeytanın oturacağının işaretini veriyor.

Şeytan bizzat kendi oturamayacağına göre sözünden hiç çıkmayan Vatikan’ın içine sızmış Şeytanilerden birinin oturacağının mesajını veriyor.

Bunu yapabilmesi için de hali hazırdaki Papa’yı öldürmesi gerekiyor.

Peki Papa Francis’in yerine kimi geçirmek istiyorlar?

Tabi ki Rihanna’nın Papa kıyafeti giymesinden bir başka mesaj daha çıkıyor.

Papa koltuğuna oturtmak istedikleri Şeytan’ın sözünden bir an olsun çıkmayan Papa da Zenci olacak.

Papa koltuğuna oturabilecek en güçlü  Zenci aday tabi ki Şeytanilerin Vatikan’a yerleştirdiği ajan Ganalı Kardinal Peter Turkson’dan başkası değil.

Kardinal Peter Turkson

Görünen o ki Şeytaniler Vatikan’ın içine sızan ajanları vasıtasıyla Haçlılara Kardinal Peter Turkson’u öyle bir proje olarak sunmuşlardır ki Haçlıların ağzı sulanmış ve Kardinal Peter Turkson’un Şeytanilerin ajanı olabileceği hiç akıllarına gelmemiş gözüküyor.

Tabi bir iki kişi hariç.

Nedir bu proje derseniz, Allah’ın Peygamberi Hz. Muhammed’in (s.a.v) bir hadisi şerifi vardır. “Kâbe’yi yıkma eyleminde bulunan zenci köleyi gördüğünü,” söyleyerek, “Allah’ın gazabı üzerine olsun.” diyordu. Bunu söylerken de gözlerinden yaş aktığı da sahabelerce rivayet edilmiştir.

Şeytanilerin Vatikan’ın içine soktukları diğer ajanları vasıtasıyla Kardinal Peter Turkson’u Hz. Muhammed’in bu hadisindeki “Zenci” olarak projelendirip ve Vatikana sundular.

Doğal olarak Haçlıların da ağzının suyu aktı.

Hatta bu Kardinalin isim ve soy ismini bile buna göre ayarlamışlar.

İlk başta soy ismini inceleyelim isterseniz.

Turk ve Son olarak ikiye ayıralım.

Turk = Türk

Son = Oğul

Soy ismi TÜRKOĞLU olan zenci bir Papanın Kabe’yi yıkmaya çalıştığını bir düşünsenize.

Tüm Müslüman aleminin bilinç altına Türkler Kabe’yi yıkmaya çalışıyorlar.

Türkler zaten sonradan Müslüman oldu.

Müslümanlık Araplara gelmiştir Türklere değil.

Türkler Aslında Hıristiyan ya da kötü gibi bilinç altı tohumları ekmektedir.

Attıkları bu bir taşla vuracakları diğer kuşa gelince, bilinç altlarına bu tohumun ekildiği bir Müslüman toplumun Deccal ile karşılaştığını bir düşünsenize.

Deccal çıktığında Türkler hangi tarafı tutuyorsa bilmeden de olsa bilinç altları onları Türkler ne tarafta yer alıyorsa tam tersi tarafını tutmaya yönlendirecektir.

Peter ismini de Hıristiyanlık alemi açısından inceleyelim.

Şeytaniler tarafından Kardinal Peter Turkson’ın papalık koltuğuna oturtulmaya çalışılması akıllara Vatikan tarafından 900 yıl önce aziz ilan edilen Hristiyan rahip Malachy, 1143’ten bu güne görev yapacak tüm Papaların isimlerini alt alta sıralamış, 400 yıl Vatikan arşivinde tutulan kehanet 1500’lerin sonuna doğru açığa çıkınca olay olmuştu. Çünkü kehanetler Papa olan Romalı Peter ile sona eriyordu.

Kehanette,“”Kutsal Roma Kilisesi’nin karşılaştığı son zulümde Romalı Peter hüküm sürecek ve sürüsünü musibetler ortasında doyuracak ki bunu takiben, 7 tepeli şehir yok edilecek, heybetli Yargıç insanlığı yargılayacak”” cümlelerinin yer alıyor.

Dünya üzerinde iki tane 7 tepeli şehir var.

Biri Roma, diğeri de İstanbul.

Kehanette kastedilen 7 tepeli kentin Roma ya da İstanbul olduğu düşünülüyor.

http://blog.milliyet.com.tr/tum-kehanetler-gercekllesti–sira-ganali-kardinal-peter-kodwo-appiah-turkson-da-mi-/Blog/?BlogNo=401861

https://www.sondakikahaberleri.info.tr/haber/780458-ilk-siyahi-papa-gelecek-istanbul-yerle-bir-olacak

http://www.haber7.com/dunya/haber/988783-ilk-siyahi-papa-gelecek-istanbul-yerle-bir-olacak

Son durumu incelersek sanki Kardinal Peter Turkson’ın her ne kadar Şeytanilerin Vatikan’da Papa olması için ayarladıkları ajan olduğu ortaya çıksa da Kardinal Peter Turkson’ın Papa olması sanki Haçlıların da işine gelirmiş gibi duruyor.

Ama durum öyle değil !!!

Buradan sonrasını onaltiyildiz.com’u takip eden tüm Vatikan ajanları gözünü kulağını dört açarak okumalarını tavsiye ederim!

Hatta bu yazıyı okuyan her bir Vatikan Ajanı edindiği bilgileri her biri ayrı ayrı Papa’ya direkt kendileri aktarmasını tavsiye ederim.

Diyelim ki tüm istihbaratlar tek bir havuzda toplanıyor ve bu toplanan istihbaratı Papa’ya sunma görevi sadece bir kişide.

Şunu bilin ki Şeytaniler Papa’yı istedikleri gibi yönlendirebilmek için o kişiyi de ele geçirmiştir.

Gönderdiğiniz hiç bir kritik istihbarat Papa’ya ulaşmaz.

Bu yazıyı okuyan her bir Vatikan Ajanı edindiği bilgileri her biri ayrı ayrı Papa’ya direkt kendileri aktarmasını tekrardan tavsiye ederim.

Gerisi size kalmış.

Önceki bölümlerde yazdığım gibi, Şeytaniler Haçlıların Mesih projesini nasıl açık edip sonlanmasına sebep oldularsa bu seferki tuzakları bundan 10 kat daha büyük.

Bu seferki operasyonları direkt Vatikana.

Şeytaniler Kardinal Peter Turkson’ı Papalık makamına getirerek Vatikanı Armagedon savaşında piyon olarak kullanmak istiyor.

Şeytanilerin bundan sonra yapacakları işleri şöyle bir sıralayacak olursak;

1.     Papa Francesco’yu kalp krizi yada başka bir nedenden ölmüş gibi gösterecek bir suikastle ortadan kaldırmak,

2.     Kardinal Peter Turkson’ı Papa seçtirmek,

3.     Kardinal Peter Turkson Papa seçildikten sonra, Şeytani olmayan Vatikan kilisesine bağlı kim varsa birer birer uzaklaştırıp boşalan yerleri şeytani ajanlarla doldurmak, (ki zaten büyük oranda ele geçirilmiş durumda)

4.     Vatikanı tamamen Şeytanilerin kalesi haline getirmek,

5.     Sonrada Avrupa’da bulunduğu konumu kullanarak Müslüman düşmanlığını arttırmak,

6.     Ve insanların biriken öfkesini Kabe’ye ve Müslüman alemine doğru kanalize edip pek çok savaş başlatmak yada körüklemek,

7.     En sonunda da Armageddon savaşında piyon olup yok olmak.

Malachy’in yazdığı “Kehanetler Kitabındaki” kehanetlerin Romalı Peter ile son bulması, 7 tepeli şehrin İstanbul değil Roma olmasından kaynaklanıyor.

Kardinal Peter Turkson, Papa Francesco’yu öldürüp Papa olursa Roma kilisesi tamamen yok olacak.

Kilise yok olduğu için bir daha Papa seçilemeyecek.

Yani Son Papa, Peter Turkson olmuş olacak.

İşte bu yüzden Kehanetler Romalı Peter ile son buluyor.

Şeytaniler de bunu çok iyi biliyor.

Bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar.

Bir yandan Haçlıları üzerine saldıkları düşmanları kim ise onları yıpratmış olacaklar.

Bir yandan da Haçlıları yok etmiş olacaklar.

Bir taşla iki kuş.

Baştan temize çekelim.

Şeytaniler hali hazırdaki Papa Francis’i öldürüp yerine kendi ajanları olan Kardinal Peter Turkson’ı getirecekler.

Papa Francis zaten hastaydı, öldü diyecekler.

Ve Vatikan’ın yok olmasıyla sonuçlanacak bir dizi olayda Haçlıları Piyon olarak kullanacak.

Bu yazı yayınlandıktan sonra, Şeytaniler Planları ortaya çıktığı için daha hızlı hareket etmek isteyeceklerdir.

Hemen harekete geçen Şeytaniler ilk olarak Papa Francis’i öldürmeye çalışacaklardır.

Yazı yayınlanmadan önceki planları Papa Francis’i 1 yıla kadar öldürmekse bu süre yazı yayınlandıktan sonra 1 Ay’a inecektir. (Örnek verilen süreler sadece örnek verebilmek için rastgele kullanılmıştır)

Ya da Papa Francis ile oturup anlaşma yoluna gitmeye çalışıyorlarmış gibi gözükeceklerdir.

Ama yukarıda da dediğim gibi hüküm çoktan verildi.

Kardinal Peter Turkson’ı hemen Papa yapmaya çalışacaklardır.

Ben Papa Francis’in yerinde olsam ne yapardım.

1.     Bir yandan Trump’ı köşeye sıkıştırmaya devam ederken, bir yandan da Kardinal Peter Turkson’ın icabına bakardım.

2.     Kardinal Peter Turkson’ın icabına baktıktan sonra, Papa Francis’in ölme ihtimalinde yerine geçebilecek olan tüm zenci adayları bir bir uzaklaştırırdım. Çünkü Peter’in icabına bakıldıktan sonra Şeytaniler onun yerine kullanabilecekleri başka bir zenci aday arayacaktır.

3.     Bildiğim şeyleri bir bir açıklardım.

4.     Düşmanımın düşmanı müttefikimdir deyip, bu durumda size tek yardımcı olabilecek güç olan Hilalilerle, Türk Devletiyle müttefiklik kurardım.

Bu durumda dünya üzerinde size Türk Devletinden başka yardımcı olabilecek ikinci bir güç yok.

Türk Devleti deyince de gidip Türkiye Cumhuriyeti’nin Siyasi Hükümetini kastetmiyorum.

16’lardan bahsediyorum.

Tabi ki doğal olarak 16’lara ulaşmanızın imkanı yok.

Sizin için Türk Devletine giden yolun tek anahtarı Oktan KELEŞ’te bulunmaktadır.

Şimdi düşünülebilir, Haçlılarla, Hilaliler hiç müttefik olabilir mi?

Hilaliler açısından bakınca Devlet ne der bilemem.

Ama Haçlılar açısından bakınca bizden başka çıkış yolları yok.

Tüm dünyayı yutmak üzere kurgulanmış Kusursuz Bir Fırtına Yaklaşmakta.

İlk Yutacağı Lokma da Haçlılar olacak.

Türk Devletiyse zaten 10.000 yıldır bu olaya hazırlanıyor.

Bu Fırtınadan tek sağ çıkacak güç odağı olacak.

Fırtına dindikten sonra sizin dininiz size, bizim dinimiz bize.

Her kes kendi yoluna gitmekte özgür.

Tabi ki bize dokunmadığınız sürece.

Ama bu fırtınada Türk Devletiyle birlikte yol almak gerekli.

Bu duruma Türk Devleti ne der, tabi ki bilmiyorum.

Bence denemekten zarar gelmez, çok geç olmadan.

Bu yazdıklarımı aslında 2, 3 ay önce yazacaktım.

Bunları yazmam için ne Norveçli eski futbolcu Jan Age Fjortoft’un yazdıklarına ne de  Rihanna örneğine ihtiyacım vardı.

Bu konu da o kadar çok delil var ki.

Ama yazmak şimdiye nasipmiş.

Hazır yazmışken de yeni gelişmelerden yani Rihanna ve Norveçli futbolcudan başlayarak yazmayı tercih ettim.

Bu konuyla ilgili yazılacak geri kalanları da İnşALLAH yazı dizimizin ilerleyen bölümlerinde yazmaya çalışalım.

Burada bu konuya şimdilik nokta koyarken yukarıda virgül koyduğumuz konuya geri dönelim.

Marvel Ne Yapmak İstiyor

Yazı dizimizin önceki bölümlerinden de hatırlayacağınız gibi Şeytan kendisinin Peygamberleri olarak sihirbazları görmektedir.

Günümüzde her Sihirbaz Şeytanın Peygamberi midir? Tabi ki hayır.

Burada kastettiğimiz Okullara çocukları eğlendirmeye gidip küçük birkaç numara yapan sihirbazlar değil.

Buradan yola çıkarsak “Her sihirbaz Şeytanın Peygamberi değildir.”

Ama Şeytanın her Peygamberi Sihirbazdır.

Hz. Muhammed’in hadislerinden de anlıyoruz ki Şeytanın gelmiş geçmiş ve kıyamete kadar gelecek en büyük Peygamberi Deccal olacak.

Her sihirbaz, sihir yapmak ve insanları aldatmak ve aklını büyülemek için elinde bir sihir asası bulundurur.

Bunu Harry Potter hayranları iyi bilir.

Harry Potter – Asa

Harry Potter – Asa

Bu asa her ağaçtan yapılmaz.

Sihirbazlarca kutsal olan ağaçtan yapılır.

İşte Deccal’in de insanları büyüleyip akıllarını örtmek için kullandığı bu asa Hollywood’un ta kendisidir.

Holly = Kutsal

Wood = Ağaç

İki İngilizce kelimenin birleşmesinden oluşan Hollywood’un Türkçe anlamı tam olarak kutsal ağaç demektir.

Yani Sihirbazların insanları büyülemek, akıllarını örtmek için kullandığı onlar için kutsal olan ağaç, asa.

Şeytaniler bu ismi bilerek ve isteyerek verdikleri çok açık.

Hollywood yapımı film ve dizilerle tüm dünya insanlığının zihnini her an büyü altında tutup istediği gibi yönlendirmekte kullanıyorlar.

Deccal’in de en büyük sihir Asası bu Hollywood’un ta kendisidir.

Deccal ortaya çıkacağı yılları istediği yönde dizayn etmek için Hollywood’u kullanıyor.

Son zamanlardaki en etkili silahı da Marvel ve Dc Comics.

Ortaya çıkıp halka kendisini duyurmaya başladığında hangi Devletlerin, Zümrenin, Dini Topluluk üyelerinin kendisine tabi olmasını istiyorsa Sözde o toplumların arasından çıkmış birer Süper Kahramanı Hollywood aracılığıyla yaratarak gururlarını okşuyor.

Her Süper Kahraman kendi halinde Süper Kahramanlık yaparken, Birden Tüm dünyayı uzaylılar istila ediyor ve tek başlarına bu uzaylı istilasıyla başa çıkamayacaklarını anladıklarında tüm süper kahramanlar birleşip bir Yenilmezler takımı kuruyor.

Ne hikmetse bu takımın liderliğini de hep Amerikalı biri, yani Kaptan Amerika yapıyor.

Süper Kahramanın Adı bile Kaptan.

Tabi ki Yenilmezler takımına onun Kaptanlık yapmasından doğal bir şey olamaz.

Kaptan Amerika ve Yenilmezlere de başka gezegenden gelen Yıldırım Tanrısı Thor yardım etmektedir.

Thor’un yardımıyla düşmanlarını yenebilmektedirler.

Marvel geçtiğimiz günlerde Black Panter isimli filmi vizyona girdi.

Black Panter

Ne hikmetse bu film Şeytanilerin tam da Afrikalı Zenci bir Kardinali Papalık koltuğuna oturtmaya çalıştığı zamanlara denk geldi.

Eğer Kardinal Peter Turkson Papa olursa Hıristiyan alemin de ona karşı bilinç altında bir sempeti oluşmasını sağlamak, bu vasıtayla da Hıristiyan Alemini yanlarına almayı hedeflemektedir.

Hem de  Afrikalıların gurunu okşayıp onları da yanına çekmeye çalışmaktadır.

Natasha Romanov / Black Widow

Natasha Romanov / Black Widow

Natasha Romanov / Black Widow ile Rusların gurunu okşayıp bilinç altlarına, böyle bir tehlike altında Amerikay’a boyun eğmeleri işlenirken, Çünkü Black Window, Kaptan Amerikanın koşulsuz her durumda yardımcısı olmuştur.

Dr. Strange ve Wong ile Budistlerin dolayısıyla Budist devletlerin bilinç altına bu işleniyor.

Wong

Wong

Dr. Strange

Dr. Strange

Sahi,  Dr. Strange demişken, tüm Budist Rahipler bilindiği üzere saçını kazıtır.

Budist Rahipler

Bir tek Dr. Strange hariç.

Neden Dr. Strange de diğer Budist Rahipler gibi saçlarını kazıtmıyor?

Sanki burada çok ince bir hesap ve önemli bir şeytani plan yatıyor.

Sr. Strange’ın ve tüm yenilmezler takımının, hatta tüm insanlığın Avengers: Infinity War filmindeki Düşmanı Thanos’du.

Thanos

Thanos

Eğer Dr. Strange de her Budist gibi saçlarını kazıtsaydı, düşmanı olan Thanos ile aynı imaja sahip olacaktı.

Bu da filmi izleyen insanların Şeytanilerin Düşmanlarıyla ilgili bilinç altlarında belirgin bir mesaj oluşmasını engelleyecekti.

Şeytaniler sanki insanların bilinç altlarına Thanos’un imajına sahip kimseleri kötü, Şeytani hatta Şeytanın ta kendisi gibi kodlamaya çalışıyorlar ki, gelecekte bu imaja sahip birileri çıktığında insanlar bilinçaltlarındaki bu kodla otomatikman bu insanları kötü olarak algılsın ve bir taraf seçmesi gerekirse içgüdüsel olarak diğer tarafı seçsin.

Gelin buna bir iki örnek daha verelim.

Yazı dizimizde işlediğimiz Lost dizisinde Şeytani bir canavar rolünü aslında Deccal’i oynayan John Locke adlı bir karakter vardı.

Lost – John Locke

Daha sonra aynı oyuncu “666 Park Avenue” dizisinde de Şeytan rolünde oynadı.

666 Park Avenue

Filmin afişinde bile “Evil has an address – Şeytanın bir adresi var” sloganı yer alıyor.

Konu buraya gelmişken aynı dizinin bir başka afişini de paylaşmadan edemeyeceğim.

666 Park Avenue – Sarmal Merdiven

Sarmal merdiven sembolü ve 666rakamı bir arada dikkatinizi çekti mi?

Belki yazı dizisinin 7. bölümünden sarmal merdivenin ne manaya geldiğini hatırlarsınız.

Deccal geldiğinde devreye sokacağı planların başlangıcının sembolü olduğunu, sonun başlangıcının sembolü olduğunu, Armageddon Savaşının başlangıcı olduğunu detaylarıyla yazmıştık.

Şimdi bir de Vatikan Müzesine bir bakalım.

Vatikan Müzesi

Deccal Armageddon Savaşının ilk adımını Vatikan’ı tamamen ele geçirerek başlayacaktır.

Çünkü Haçlıları Armageddon Savaşında piyon olarak kullanmak istiyor.

Maşa varken ateşi kendi eliyle tutmak istemiyor.

Konumuza dönecek olursak şimdi de aynı imaja sahip Avangers serisinde dünya insanlığının yarısını öldüren ve en başından beri en büyük düşman olarak Thanos karakteri ortaya çıkıyor.

Thanos

Gerçi Thanos karakteri iki kişinin birleşiminden oluşturdukları bir karakter.

Dc Comics’e gelecek olursak.

Orada da ayrı ayrı bir sürü Süper kahraman varken uzaylılar dünyayı istila eder ve tüm bu süper kahramanları Batman bir araya getirir.

Ama yine de Süpermen olmadan düşmana karşı bir şey yapamamaktadırlar.

Yine Marvel’da olduğu gibi dünyadaki Süper Kahramanlara Uzaylı İstilasında yine başka bir uzaylı olan Süperman yardım etmektedir.

Justice League

Afişteki slogan da çok manidar.

Dünyayı yalnız başına koruyamazsın.

Önceki bölümlerde yazdığımızı tekrarlayalım isterseniz.

Şeytaniler dünyadaki tüm devletleri birleştirip Tek bir Dünya Devleti kurmak istiyorlar.

Ama bunu bir türlü başaramıyorlar.

Çünkü yapılan araştırma ve deneylerde hiç bir halk bir birini kabul etmiyor.

Arap Yahudilere düşman, Yahudi Araplara.

İngilizler Almanları sevmiyor, Almanlar İngilizleri.

Hıristiyanla Müslüman bir araya getirilemiyor.

Hiç kimse Amerikalıları sevmiyor.

Vesaire vesaire.

Şeytaniler de buna şu çözümü bulmuş durumda.

Dünyaya dünya dışı varlıklar saldırırsa, yer yüzündeki tüm insanlık her türlü ayrımı bir kenara bırakarak ortak düşmanlarına karşı tek bir vücutmuş gibi karşılık verecektir.

Böylece Deccal gelmeden önce Tek Dünya Devletinin alt yapısı oluşturulmuş olacak.

Bu yüzden Şeytani uzaylılarla müttefiklik kurup planladıkları bir tarihte dünyaya saldırmalarını istiyorlar.

Bu sayede dünya nüfusunu da yönetilebilir bir seviyeye indirmeyi planlıyorlar.

İlk aşamada bu saldırılarla dünyanın yarsını yok etmeyi planlıyorlar.

Daha sonraki yıllarda 500 Milyonun altına indirmek istiyorlar.

Şimdi tekrar hatırlayalım.

Justice League afişinde ne yazıyordu?

Dünyayı yalnız başına koruyamazsın.

Korkunun ecele faydası yok.

Sahi bu bölümde biz Armagedon savaşının tarihini açıklayacaktık değil mi?

Artık onu da ilerleyen bölümler de yazarım.

The Kalperens Are Coming For You

Serdar KAZANÇ

Share.

About Author

Kalpoder Web Sitesi Yöneticisi ve "Bir Meczup Kalperen'in Rüyası" Yazı Dizisinin Yazarı

8 yorum

  1. Murat Kılıç on

    aga çok güzel yazmışsın eline emeğine gönlüne sağlık eminim devletimiz bu bilgilere çok öncesinden vakıftır. hazırlıklıdır. üstü kapalı gavurun anlamıcağı şekilde armegedon tarihini paylaşsanda biz türk oğlu türk de hazırlığımızı yapsak şimdi diceksin ki devletimiz hazır 🙂 herşeyi devletten beklemeyelim 🙂 bizde şahsımızca hazırlığımızı yapalım

  2. Çok güzel yazıydı ellerinize sağlık. Sonraki bölüm umarım kısa zamanda gelir. Bir sorum olacak. Tüm bu yazdıklarınızın sonucunda , Vatikan ın sonu Oktan abinin yazdigi Kod 39 yazısındaki gibi olabilir mi?

  3. Ayrıca siyah sekiz amerikan bilardosunda em önemli toptur. Siyah 8’e oyunun bitimine kadar atış yapilmaz. Kendi rengini bitiren takım daha onceden secilmis olan köşeye siyah 8’i sokmak zorundadır. Oyun 8 in deliğe girmesi ile son bulur.

  4. Its like yoou read my mind! You seem to know
    so much about this, like you wtote tthe book in it or something.
    I think that you can do with some pics to drive the
    message home a bit, but instead of that, this is excellent blog.
    A great read. I’ll certainly be back.

  5. bu forumu bikac ay önce bulmustum sonradan ismini unuttum. tam yarim saattir burayi ariyorum en son dua ettimde buldurdu rabbim. Ne kadar güzel bilgileyici ve derin ilimi olan bi yazi. Keske bende böle seyler uzun uzun yazabilsem dedim okurken hayran oldum 🙂 Rabbim ilminizi arttirsin insallah devami gelir serinin.

    Allaha emanet olun

Leave A Reply