Deprecated: Function create_function() is deprecated in /var/www/wp-content/plugins/revslider/includes/framework/functions-wordpress.class.php on line 258
Bir Meczup Kalperen’in Rüyası 5. Bölüm: Yecüc Mecüc

Bir Meczup Kalperen’in Rüyası 5. Bölüm: Yecüc Mecüc

0

Yazı Dizimizin bu bölümünde asırlardır gizemini koruyan ve merak edilen Yecüc Mecüc meselesine Yesevilik ve Oktan Keleş’in öğretisinden yola çıkarak ne olduğunu beraberce tefekkür etmeye çalışacağız.

Ama öncesinde yazı dizimizin önceki bölümlerinin linklerini sizlerle paylaşalım.

Bir Meczup Kalperenin Rüyası 1. Bölüm: Küp
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-1-bolum-kup/

Bir Meczup Kalperenin Rüyası 2. Bölüm: Lost Dizisinin Sırrı ve Deccal’in Çıkışı
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-2-bolum-lost-dizisinin-sirri-ve-deccalin-cikisi/

Bir Meczup Kalperenin Rüyası 3. Bölüm: Semboller ve Biat
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-3-bolum-semboller-ve-biat/

Bir Meczup Kalperen’in Rüyası 4. Bölüm: Meczup Şarkısı Oktan Keleş’e Karşı mı Yazıldı?
https://kalpoder.com/bir-meczup-kalperenin-ruyasi-4-bolum-meczup-sarkisi-oktan-kelese-karsi-mi-yazildi/

 

Hep merak etmiştim, Yecüc Mecüc kimdi, neydi diye.

Ta ki Sultanımın sanırım Melekler Ağlarken kitabında bu konuyu İlhami Abi, Adem Abiye anlatana kadar.

Yecüc bu günkü Yahudi Kavmiydi, Mecüc ise bu Yahudi kavminin ahir zamanda çıkmasına yardım edeceği, Singularity Projesi kapsamındaki insanlardı.

İçim rahatlamıştı. Yeni ve çok önemli bir bilgiyi öğrenmenin huzurunu yaşıyordum.

Ta ki 2011 yılında Deruni Devlet Kutsal Halı kitabı çıkana kadar.

Deruni Devlet kitabında sonlara yakın bir bölüm vardı.

İstanbul’un manyetik kapıları açılmış ve gökyüzünde açılan bu manyetik kapılardan bir takım varlıklar dünyaya saldırıyordu.

Latif Babamızda (Sanırım Latif Baba söylüyordu bu cümleyi. Geçmiş zaman. Tam hatırlayamamış olabilirim. Başkasıda söylüyor olabilir.) Yecüc Mecüc saldırıya geçti diye bir ifade kullanıyordu.

Latif Babanın bu cümlesinden sonra Yecüc Mecüc konusunda tekrar kafam karışmıştı.

Yecüc Yahudiler, Mecüc de Şeytani Yahudilerin ahir zamanda Singularity Projesi kapsamında ortaya çıkartacağı insanlar değil miydi?

Nereden çıktı Deruni Devletteki bu Yecüc Mecüc olayı?

Singularity Projesi henüz hayata geçirilmemişken.

O zaman kimdi bu Yecüc Mecüc?

Ya da neydi Yecüc Mecüc?

Kitabı okuduktan 7 gün 24 saat 2, 3 hafta bu soru kafamı meşgul edip durdu.

Ne yapıp yapıp bu sorunun cevabını bulmam lazımdı.

En sonunda bunun böyle olmayacağına karar verip, oturup bu konuyu tefekkür etmeye karar verdim.

İlhami Abinin dediği gibi bu günkü Yahudiler Yecüc Kavminin soyuydu. Yani Yecüc Yahudilerdi.

Bir pergelin iki ayağı vardır.

Bu ayaklardan biri hep sabittir.

Diğer ayağı ise bu ayağı merkez alarak döner durur.

Yani Yecüc ve Mecüc ayrı iki kavimdi.

Aynı amaca yönelmiş iki kavim.

Kardeşlikleri de aynı şeytani amaca ulaşmak için berebar çalışmalarından kaynaklanıyordu.

Yecüc pergelin sabit bacağı gibi hiç değişmiyordu.

O zaman Mecüc neydi? Yada kimdi?

Yine İlhami Abideen Melekler Ağlarken kitabında öğrendiğimize göre Yecüc ve Mecüc Zülkarneyn seddini delmek için beraberce uğraşıyorlardı.

Fakat seddin aynı tarafında değillerdi.

Biri bu taraftan delmeye çalışıyordu,

Diğeri diğer taraftan.

Yecüc Mecüc’ün insanlara zarar vermesini engellemekle ALLAH tarafından görevlendirilen kişi de Hz. Zülkarneyn’di (A.S.)

İki kavim arasına sed çekmişti.

Zülkarney (A.S.) aynı zamanda Orhun Kitabelerini yazan Bilge Kağandı.

Zülkarney (A.S.) 4 tarafa yolculuk yapmıştı.

Demek ki 4 farklı Mecüc vardı.

Yecüc tekti, Şeytani Yahudilerdi, ama Mecüc 4 farklı varlıktı.

Seddi biri bu taraftan diğeri diğer taraftan delmeye çalışıştıklarını düşünürsek, Yahudiler yani Yecüc bizim dünyamızda bizimle beraber yaşıyorlar. Deruni Devlet kitabında Mecüc ise İstanbulun Manyetik kapılarını delip saldırıya geçiyordu.

Demek ki Yecüc Yahudilerdi. Mecüc ise manyetik kapıları delip geçmeye çalışan varlıklardı. Yani Manyetik Kapıların diğer tarafında kalan varlıkların tamamı Mecüc’dü. Zülkarneyn seddi ise aradaki Manyetik alandı. Bu Manyetik alan delinmeden Mecüc Kavmi bu tarafa geçemiyordu.

Şeytaniler (Yahudiler) bu taraftan, Uzaydan gelen varlıklarsa diğer taraftan bu manyetik kapıları delmeye çalışıyordu.

Kulbak bilge kitabında bu Uzaylıların Anunnakiler ve Ganeş olduğunu öğrenmiştim.

Aynı şekilde şeytaniler (Yahudiler) Singularity Projesini başlatarak, bu projenin sonunda ortaya çıkartacağı İnsanlardı.

Şimdi temize çekelim.

Pergelin sabit bacağı gibi Yecüc hiç değişmiyordu. Mecüc ise Yecücün yardımıyla ortaya çıkıyordu ve başka zamanlarda başka başka topluluklar ve varlıklar olabiliyordu.

Yecüc (Hep Sabit) = Şeytaniler (Yahudiler) Hiç değişmiyor.

Mecüc 1 = Singularity Projesi

Mecüc 2 = Anunnakiler, Ganeş … (Manyetik Kapıların diğer tarafında kalan şeytani kavimlerin hepsi)

Peki geriye kalan iki Mecüc neydi?

Mecüc 3

Biraz düşündüğümüzde Sultanım Oktan KELEŞ’in daha önce yazdığı Sin-Ay makalesini hemen aklımıza getirecektir.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1977

Şeytaniler yine Hz. Muhammed’in bir parmak hareketiyle Ayın içine hapsettiği başka bir şeytani grubu Aydaki Mim vadisini bombalayıp delmeye çalışarak serbest bırakmaya çalıyordu.

Hz. Muhammed’in parmak hareketi sadece başlayın komutu muydu?

Hz. Muhammed’in parmağının işaretiyle, Opersayona başlayın komutunu almış olan Hz. Zülkarneyn (a.s.) ordusuyla birlikte, Şeytanilerin işgali altında olan Ayı, şeytanilerin elinden geri alıp, ortadan ikiye bölüp içine de Şeytanileri mi Hapsetti?

Zülkarneyn A.S. çift boynuz yani çift zamanlı olduğunu unutmamak gerekir.

Günümüzde İçerdeki şeytaniler iç taraftan, dışardaki şeytaniler dış taraftan Ayı delmeye çalışıyorlardı.

Demek ki Mecüc 3 = Ay’ın içindeki şeytani kavimdi

 

Mecüc 4

Yine Deruni Devlet Kutsal Halı kitabında bir bölüm vardı. Kutuplardaki buzullar erimeye başladığında, buzulların altından çıkan  bir varlık türü dünyayı istilaya başlamıştı. Herkes çareyi camilere sığınmakta buluyordu.

O bölümde şöyle bir resim vardı.

 

Bu resimde buzulların oradan kıvrıla kıvrıla bir varlık topluluğu bize doğru geliyor.Bu resmi görünce hemen aklıma Agarta-Şambala ve Oyuk Dünya teorisi geldi.

 

Bu teoride dünyanın merkezinin bize anlatılan gibi magma tabakasıyla kaplı olmadığını ve dünyanın içinin oyuk olduğunu, bu oyukta da kendi güneşleri, denizleri kıtaları olan ayrı bir yer olduğunu ve burada çeşitli varlıkların ve kadim bir ırkın yaşadığını savunurlar.

Teknolojik açıdan bizden çok üstün olduklarını söylerler.

Bu konuda çok ciddi bir kaynağın Japonya Prensesinin söylediklerini aşağıdaki linkten dinlemenizi tavsiye ederim.

 

 

Ve bu dünyaya açılan kapıların Kuzey ve Güney kutuplarında olduğunu, şu anda bu kapıların buzullar tarafından kapatılmıştır.

 

 

Önümüzdeki sene vizyona girecek Hollywood filminin Fragmanına bir göz atalım isterseniz. (İzleme sıranız konunun anlaşılması için önemli olduğu için fragmanlar bu sırayla verilmiştir.)

IRON SKY 2

 

IRON SKY 1

 

IRON SKY 2 (Diğer Fragmanı)

 

IRON SKY 3

Bu Fragmanda henüz IRON SKY 2 çıkmamışken IRON SKY 3 filminin fragmanı olarak internette dolaşan fragman. Çok tanıdık geldi değil mi?

 

Kimler buzulları eritmeye çalışıyor?

Küresel ısınma olayı yalan mı?

Bu varlıkların çıkması için Buzulları bölüp, parça parça eritip, sonrada kim eritti bu buzulları denmesin diye Küresel Isınma diye bir yalan uydurup, onun arkasına mı saklanıyorsunuz?

Buzullardaki Zülkarneyn seddinden bahsetmişken aşşağıda linkini vereceğim videonun 13:53 ile 24:20 dakikaları arasını izlemenizi tavsiye ederim.

 

Videodaki iddiaların çoğuna katılmıyorum. Ama bu her iddianında yanlış olacağı anlamına gelmez. Verdiğim dakikalar arasındaki iddia çok dikkat çekici.

Sultanıma tefekkürümü anlatıp bu konuyu sorduğumda, evet teffekkürün doğru, yer kabuğunun içinde aynı bizim gibi kendi güneşi olan, kendi denizi, okyanusu olan, hatta bu yerdeki suların yeryüzündekinden çok daha fazla dedi.

Ne tesadüftür ki son yılların en çok konuşulan dizisi “Game Of Thrones” dizisinde de kutuplara yakın bir bölgede “The Wall” yani “Duvar” denilen bir yer vardır.

 

 

Ve bu duvarın arkasında duvarı yıkıp geçtiklerinde, tüm dünyayı ele geçirip, bozgunculuk yapacak varlıklar vardır. Dizide bu varlıklar topluluğuna “Ölüler Ordusu” diyorlar.

Bu arada Konuyla pek alakası yok ama diziyle ilgili de küçük bir yorum yapmak analiz yapmak isterim.

Son sezonda insanları Duvar’ın diğer tarafındaki tehlikeden Sembolleri Kurt olan dizideki en ahlaklı, en dürüst aile, Stark ailesinin ilk sezonda dağılan, 7. Sezonda yeniden bir araya gelen çocuklarının koruması da bayağı manidar. Sanki kardeşlerin her biri günümüzdeki ayrı ayrı Türk Devletlerini temsil ediyormuş da, geçmişte çeşitli sebeplerden ötürü bir birinden kopmuş bu devletlerin günümüzde Turan’ı kurup duvarın arkasındaki bu tehlikeye karşı tüm insanlığı korumasını simgeliyormuş gibi geldi.

Konumuza tekrar dönecek olursak bu tefekkürümü o yıllarda Orkun Abi’ye anlattığımda onunda aklına şu geldi.

Yecüc Mecüc’ün Hıristiyan lugatındaki adı Gog – Magog.

Gog = Yecüc
Gog = Google
Google = Yecüc

Orkun abi bunu söyledikten sonra benim aklıma da hemen Google’ın Kurucusunun ve sahiplerinin iki Yahudi olduğu aklıma geldi.

Sergey Brin ve Larry Page

Google’ın nerede olduğu bilinmeyen X laboratuvarlarında Singularity Projesini mi gerçekleştiriyorlar?
Geçtiğimiz günde Ozan Aydın Kalperenimiz bu konuyu tarihi belgeleriyle derinlemesine kadar inceledi.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6259

Google’a ve Şeytanilere başka bir konuda da şöyle bir soru sorsak, seslensek nasıl olur?

Ana göz bilgisayar (Kuantum Bilgisayar) çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Yoksa kontrolü Ana Göz bilgisayar ele geçirdi mi?

Yoksa kontrolü Ana Göz bilgisayar ele geçirdiği için mi  Bill Gates, Stephen Hawking ve başka şeytaniler geçtiğimiz yıllarda “Yapay zekayı yaparak kendi sonumuzu hazırlıyoruz ”dedi?

Google’ın yürüttüğü diğer projeleriniz ne durumda?

Hani şu moleküllerden (zerreciklerden) yapay zeka üretme projesi?

Yoksa serbest bıraktığınızda o da mı tanrıcılık oynuyor size karşı?

Konuyu bu kadar uzatmışken şunu da ekleyelim bari.

Ogün Koldaşımızın da Yecüc Mecüc konusunda güzel bir tefekkürü vardı. Konuda bunun üzerine olunca eklemeden geçemeyeceğim.

Türkiye ve İran köklü dağ gibi iki ülke. İki ülke arasına çizilen sınır yüzyıllardır hiç değişmeden sürüyor.

Sanki bu sınırı Zülkarneyn (a.s.) sed gibi iki ülke arasına çekmiş.

Bu iki ülke arasındaki sınırı Yahudi devleti Kürtleri bölgede yeni bir devlet sözde Kürdistan’ı kurarak delmek, bozmak istiyor.

Aynen ayette geçtiği gibi.

Dolayısıyla Yahudiler = Yecüc olduğuna göre Yahudilerin bu kışkırtmasına uyup bozgunculuk çıkartan Kürtlerden olan PKK zümresi = Mecüc oluyor.

Ogün Koldaşımız bu tefekkürünü Sultanımıza anlattığında Sultanımız aynen öyle dedi.

Kehf Suresi ahir zamana yönelik bir suredir ve anlamı her gün güncellenir dedi.

Benim yazdığım Mecücler ise hadislere konu olan meşhur ana Mecücler.

Saygılarımla

Share.

About Author

Kalpoder Web Sitesi Yöneticisi ve "Bir Meczup Kalperen'in Rüyası" Yazı Dizisinin Yazarı

Leave A Reply